Alman İstihbaratının adamı Kadir MISIROĞLU

Alman İstihbaratının Adamı Kadir Mısıroğlu

Hukuk Fakültesi mezunu olması ve tarih bilimine dair hiçbir eğitimi bulunmamasına rağmen Kadir MISIROĞLU kendisini tarihçi yazar olarak tanıtmakta, tarihle ilgili yazdığı kitaplar ve konferanslarıyla ahkam kesmektedir.

Yakın çevresi tarafından bile tarih bilgisinden yoksun olduğu ifade edilmektedir. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Yeni Mesaj Gazetesi yazarı Muharrem BAYRAKTAR Mısıroğlunu Talihsiz bir Tarihçi olarak nitelendirmektedir.

“Mısıroğlu tarihçidir ama tarih bilimi açısından ‘talihsiz’ bir tarihçidir. Varlığını ‘devletin temellerine, Atatürk’e, askere hakaret etme üzerine bina etmiş bir tarihçidir.” (Yeni Mesaj Gazetesi, Muharrem BAYRAKTAR, 10.07.2010)

Özellikle 80 darbesi öncesinde Atatürk başta olmak üzere Türk tarihine damgasını vuran şahıslara yönelik küfür dolu yazıları ve konferansları nedeniyle hapsi boylamıştı. İlk vukuatına lise yıllarında bir Atatürk resmini yırtarak başlayan Mısıroğlu, bu eylemi sonrası okuldan uzaklaştırıldı. 1970’de Atatürk ve laiklik aleyhtarı konuşmalarından dolayı (7) yıl hapis cezasına çarptırıldı. 1974’teki afla hapisten çıkmıştır.

Hapis sonrasında yeniden tutuklanacağı korkusuyla Almanya’ya kaçmıştır. 1983’te Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlıktan çıkarılan Mısıroğlu, Almanya’da da Atatürk, laiklik ve Türkiye aleyhinde yaptığı açıklamalara devam ederek Cemalettin Kaplan’dan sonra adeta ikinci bir “Kara Ses” olmuştur.

Alman istihbaratı, Türkiye üzerine yıllardır oynadığı oyunların baş aktörleri arasında yer alan ve 28 Şubat döneminde Türkiye Cumhuriyeti ve rejimi aleyhindeki Almanya’dan yaptıkları açıklamalarla haber bültenlerinin esaslı malzemelerinden olan Kaplancılar’ın yanında Kadir Mısıroğlu’nu da palazlandırmış, Türk yargısından kaçan Mısıroğlu’na kucağını açarak Almanya’da büyük bir servet edinmesinin önünü açmıştır. Almanların hiçbir menfaati karşılıksız sağlamadığı göz önüne alınırsa Mısıroğlu’ndan neler talep ettikleri ancak bugün anlaşılabilmektedir.

Almanya’da ticarete atılan ve birçok Müslümanı ikna ederek sucuk şirketi kuran Mısıroğlu, Türkiye’ye girişinde herhangi bir engel kalmayınca ortaklarının paralarını gasp ederek 1991’deki afla Türkiye’ye geri dönmüştür. Yurtdışında bulunduğu süre zarfında Türkiye’de hakkında açılan birçok dava zamanaşımına uğramıştır.

Son dönemde başkanı olduğu Osmanlı İlim İrfan Vakfı ve sahibi olduğu Sebil Yayınevi etrafında faaliyet göstermektedir. Çıktığı televizyon programlarında Atatürk’e hakarete varan konuşmalarına devam ederek provokatif açıklamalarını sürdürmekte, Atatürk’ün Osmanlı’yı yıktığını ve babasının belli olmadığını söyleyecek kadar ileri gidebilmektedir.

Atatürk’e hakaretler yağdırırken, Mustafa Kemal’in baş düşmanı olan İngiliz yanlısı Rıza Nur’u ise kahraman bir vatansever olarak tanımlamaktadır. İnternette herkesin ulaşabileceği şekilde yayınlanan bu videolarla ilgili -her nedense- hakkında hiç bir soruşturma açılmamıştır. Yoksa Atatürk’e hakaret suç kapsamından çıkarılmış mıdır?

Yorum bırakın

Filed under Uncategorized

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s